Gözlük seçiminde yüz hatları, oran ve genişlik dengesi
Gözlük yüzün ortasında duran tek aksesuardır. Çerçeve seçiminde biçim, genişlik ve kaş hattı ilişkisini ele aldık.
Mert Koralp Güncelleme: 4 dk okuma
Gözlük, yüzün tam ortasına yerleşen ve gün boyu orada kalan tek aksesuardır. Bu yüzden seçimi, bir küpe ya da saat seçmekten farklı bir ciddiyet taşır. Yanlış çerçeve yüz hatlarını bastırır, doğru çerçeve ise hiçbir şey yapmadan ifadeyi netleştirir. Buradaki mesele estetik kaygıdan çok, oran ve denge meselesidir.
Gözlük seçiminde en sık yapılan hata, vitrinde beğenilen çerçeveyi doğrudan denemektir. Oysa mantıklı sıra tersidir: önce kendi yüzünüzün oranlarını tanımak, sonra o oranlara hangi biçimlerin karşılık geldiğini bilmek, en son beğeni devreye girmek.
Yüz biçimini anlamanın basit yolu
Karmaşık sınıflandırmalara girmeden, aynada üç ölçüye bakmak yeterlidir: elmacık kemiklerinin genişliği, alnın genişliği ve çene hattının yapısı. Bu üçünün birbirine oranı, hangi gruba yakın olduğunuzu gösterir.
Yuvarlak yüzlerde genişlik ve uzunluk birbirine yakındır, hatlar yumuşaktır. Kare yüzlerde çene hattı belirgin ve köşelidir. Oval yüzlerde uzunluk genişlikten belirgin biçimde fazladır ve hatlar dengelidir. Kalp biçimli yüzlerde alın geniş, çene dardır. Bu gruplar kesin sınırlar değildir; çoğu kişi ikisinin arasında bir yerdedir ve bu tamamen olağandır.
Karşıtlık ilkesi
Gözlük seçiminin temel mantığı karşıtlıktır. Yumuşak hatlı bir yüze köşeli bir çerçeve yapı kazandırır; köşeli bir yüze yuvarlak ya da oval bir çerçeve yumuşaklık getirir. Yüzün kendi karakterini tekrarlayan bir çerçeve genellikle o karakteri abartır.
Bu ilkeye göre yuvarlak yüzler dikdörtgen ve köşeli formlarda, kare yüzler yuvarlak ve oval formlarda daha dengeli görünür. Kalp biçimli yüzlerde alt kısmı daha ağır ya da alt çerçevesi ince olan modeller, üst-alt dengesini kurmaya yardımcı olur. Oval yüzler ise çoğu biçimi taşıyabildiği için burada tercih daha çok kişisel zevke bırakılır.
Genişlik, en çok atlanan ölçü
Biçim kadar önemli ama çok daha az konuşulan konu çerçeve genişliğidir. Çerçevenin dış kenarı, yüzün en geniş noktasıyla aşağı yukarı hizalanmalıdır. Yüzden dar kalan bir gözlük yüzü olduğundan geniş gösterir; taşan bir gözlük ise dengesiz durur ve sürekli kayar.
Bir başka ölçü, gözbebeğinin çerçeve içindeki konumudur. Gözbebeği, camın yatay olarak ortasına yakın durmalıdır. Aşağıda ya da kenara kaymış bir konum hem görsel olarak rahatsızdır hem de numaralı camlarda optik açıdan sorun yaratır.
Kaş hattı ve burun köprüsü
Çerçevenin üst hattı ile kaş çizgisi arasındaki ilişki, gözlüğün yüze oturmuş görünmesini belirleyen ayrıntılardan biridir. Üst hat genellikle kaşı takip etmeli ya da onu hafifçe örtmelidir. Kaşların çerçevenin üstünde tamamen açıkta kalması ya da tam ortasından kesilmesi, ifadeyi bozar.
Burun köprüsü yüksekliği de rahatlığı doğrudan etkiler. Alçak köprülü bir yüzde standart çerçeve sürekli aşağı kayar ve yanaklara oturur. Ayarlanabilir burun pedleri olan modeller bu durumda çok daha konforlu bir çözüm sunar.
Renk, malzeme ve kullanım
Çerçeve rengi seçilirken ten tonu, saç rengi ve göz rengi birlikte değerlendirilir. Sıcak alt tonlu tenlerde kahve, bal, altın ve toprak tonları; soğuk alt tonlu tenlerde gümüş, siyah, gri ve mavi tonları genellikle daha uyumlu durur. Bu bir kural değil, başlangıç noktasıdır.
Malzeme tarafında asetat çerçeveler daha kalın ve karakterli bir görünüm sunar; metal çerçeveler daha hafif ve daha az dikkat çeker. Titanyum modeller uzun süre takanlar için ağırlık avantajı sağlar.
Cam alanının büyüklüğü de göz ardı edilmemeli. Çok küçük ve dar camlar, ilerleyen yaşla birlikte yakın görme desteğine ihtiyaç duyan kişilerde ilerleyen odaklı camların doğru yerleştirilmesini zorlaştırır. Bu ihtimal varsa, çerçeveyi seçerken dikey yüksekliği yeterli olan modellere yönelmek sonradan yaşanacak konfor sorunlarını önler.
Sap uzunluğu ve kulak arkasındaki kıvrım da rahatlığı belirleyen küçük ama etkili ayrıntılardır. Kısa kalan bir sap gözlüğü öne iter, fazla uzun olanı ise kulak arkasında oturmaz. Bu noktalar mağazada birkaç dakikalık bir ayarla düzeltilebilir; ayar yaptırmadan kullanmaya başlamak, çerçeve ne kadar uygun olursa olsun günlük konforu düşürür.
Son olarak kullanım biçimini düşünmek gerekir. Gün boyu ekran karşısında olan biri için hafiflik ve burun konforu, biçimden daha belirleyici hâle gelir. Nadiren takan biri ise daha iddialı bir forma yönelebilir. Doğru gözlük, aynada beğenilen değil, akşam çıkarıldığında varlığı fark edilmemiş olan gözlüktür.