Mutfakta Doğru Tencere Seçimi ve Bıçak Bakımı
Yirmi parçalık setler yerine az sayıda doğru parça. Malzemelerin güçlü yanlarını ve bıçak bakımının temel kurallarını anlatıyoruz.
Buse Nazlıer Güncelleme: 4 dk okuma
Mutfak alışverişinde en çok para harcanan kalemler tencere, tava ve bıçaklardır; en az bilgiyle alınanlar da yine bunlardır. Vitrinde parlak duran bir set çoğu zaman birkaç yıl içinde kullanılmaz hâle gelir, oysa doğru seçilmiş üç beş parça onlarca yıl iş görür. Fark, markadan çok malzemenin ve bakımın doğru anlaşılmasından gelir.
Her pişirme kabı iki temel özellikle tanımlanır: Isıyı ne kadar hızlı ilettiği ve ne kadar iyi tuttuğu. Bu ikisi çoğunlukla ters orantılıdır ve hangi yemeği yaptığınıza göre biri diğerinden değerli hâle gelir. Tek bir kabın her işi en iyi şekilde yapmasını beklemek, en yaygın yanılgıdır.
Malzemeler ve Güçlü Yanları
Paslanmaz çelik dayanıklıdır, asitli yemeklerle tepkimeye girmez ve yüksek ısıya çıkabilir. Tek başına ısıyı iyi iletmediği için kaliteli olanların tabanında alüminyum ya da bakır katman bulunur. Sos yapmak, et mühürlemek ve tabanda biriken lezzetli kalıntıyı sıvıyla çözmek için idealdir.
Dökme demir ısıyı yavaş alır ama uzun süre tutar. Bu yüzden kalın et parçaları, uzun kavurmalar ve fırında bitirilen yemekler için çok uygundur. Ağırdır ve bakım ister; düzenli yağlanıp kurutulduğunda yüzeyinde doğal bir yapışmaz katman oluşur. Uzun süre asitli yemek pişirmek bu katmana zarar verir.
Yapışmaz kaplı tavalar ise yumurta, krep ve balık gibi hassas malzemeler için pratiktir. Ancak kaplama ömürlüdür: Çok yüksek ısı, metal spatula ve aşındırıcı sünger bu ömrü kısaltır. Yapışmaz tavayı yüksek ateşte et mühürlemek için kullanmak, hem kaplamayı bitirir hem de istenen kabuğu vermez. Alüminyum kaplar hafif ve iyi iletkendir ama kaplaması yoksa asitli yemeklerde metalik tat bırakabilir.
Tencere Seçerken Bakılacaklar
Taban kalınlığı, kabın en önemli özelliğidir. İnce tabanlı bir tencere ocağın sıcak noktalarını olduğu gibi yemeğe aktarır ve dipten yanma yaratır. Kabı eline aldığınızda hissedilen ağırlık, genellikle taban kalınlığından gelir ve iyi bir işarettir.
Sapın kaba nasıl bağlandığı da uzun ömrü belirler. Perçinli saplar, yapıştırılmış ya da tek noktadan vidalanmış olanlara göre çok daha dayanıklıdır. Kapak ağırlığı ve oturuşu ise buharın ne kadar korunacağını belirler; hafif ve boşluklu bir kapak, uzun pişen yemeklerde suyun sürekli azalmasına yol açar.
Bıçak: Keskinlik Bir Bakım Meselesidir
Mutfakta en çok yaralanma, sanılanın aksine keskin bıçakla değil kör bıçakla olur. Kör bıçak malzemeye girmez, kayar ve kullanıcı daha fazla güç uygular. Keskin bıçak ise öngörülebilir davranır. Bu yüzden bıçak bakımı bir estetik değil güvenlik konusudur.
Burada iki işlem birbirine karıştırılır. Masat, bıçağı bilemez; kullanım sırasında mikroskobik ölçekte kıvrılan ağzı yeniden düzleştirir. Bu işlem sık, hatta her kullanım öncesi yapılabilir. Bileme ise metalin bir kısmının taşla alınmasıdır ve yılda birkaç kez yeterlidir. Sürekli bilemek bıçağın ömrünü kısaltır.
Bıçağın en büyük düşmanları bulaşık makinesi, çelik lavabo kenarı ve cam kesme tahtasıdır. Makinedeki deterjan ve yüksek ısı hem ağzı hem sapı yıpratır. Cam ve taş tahtalar ağzı birkaç kesimde körleştirir. Ahşap ve iyi kalitede plastik tahtalar bıçağa yumuşak davranır. Elde yıkayıp hemen kurulamak, özellikle karbon çelik bıçaklarda paslanmayı önler.
Az Sayıda Doğru Parça
Yirmi parçalık bir set, çoğu evde beş parçası kullanılıp gerisi dolapta bekleyen bir yatırıma dönüşür. Gerçekte çoğu mutfak için geniş bir tava, kalın tabanlı orta boy bir tencere, büyük bir derin tencere, bir şef bıçağı ve küçük bir soyma bıçağı işlerin neredeyse tamamını görür.
Ekipmanın ocakla uyumu da göz ardı edilmemeli. İndüksiyonlu bir ocakta yalnızca manyetik tabanlı kaplar çalışır; alüminyum ya da bazı paslanmaz çelikler tanınmaz. Gazlı ocakta ise alev kabın tabanını aşacak kadar büyük tutulduğunda hem enerji boşa gider hem de sapların bağlantı noktaları zamanla yıpranır. Kabın çapını ocağın gözüne uydurmak, hem pişirmeyi eşitler hem de ekipmanın ömrünü uzatır.
Temizlik alışkanlıkları da uzun ömrü belirler. Sıcak bir tavayı doğrudan soğuk suya tutmak, metalde ani büzülmeye ve zamanla tabanın çarpılmasına yol açar. Çarpılmış bir taban ocakla tam temas etmez ve o kap bir daha eşit ısınmaz. Kapların soğumasını beklemek, birkaç dakikalık bir sabır karşılığında yılların farkını yaratır.
Bu yaklaşımın avantajı, aynı bütçeyle daha kaliteli parçalar alınabilmesidir. Az sayıda ama iyi seçilmiş ekipman hem dolapta yer kaplamaz hem de bakımı kolaydır. Mutfakta ustalık, ekipman sayısıyla değil elde olanı tanımakla ilgilidir; hangi kabın neyi iyi yaptığını bilmek, yeni bir alet almaktan çoğu zaman daha çok fark yaratır.